Önyargı mı? Tecrübe mi?

Bazı hayatları anlamak çok zor! Herkes kendi yaşadığını bilir ve herkes sınanmadığı günahın masumudur aslında. Çok bilmişliklerimiz, duyduğumuz her olaya ya da duruma dair hemen fikir beyan etmemiz hatta hemen hükmü vermemiz bile masumiyetimizden aslında. Tecrübelerimizden yola çıkar, biz bunun gibilerden çok gördük, biz bu saçları değirmende ağartmadık falan gibi beylik sözler edip adamı gözünden, yürüyüşünden anlayan insan sarrafları olmamızda hep bundan ya.

Yok işte öyle olmuyormuş hayat. Tecrübelerimiz hayatta bizi ayık tutuyormuş da olacaklara engel olamıyormuş. İnsan bir şeyi öğrenmek zorundaysa , kainat söz birliği eder defalarca aynı durumu tecrübe ettirir her seferinde de başka bir ders almanı sağlarmış. Dünya anca anca bir ömür yaşanırmış ama bırak insanı bir kum tanesini bile çözmek için ömürler harcanmalıymış.

Gerçi bazen yanılmıyoruz. Ben dediydim ya,ben bu filmi izledim diye söylenirken haklı da çıkıyoruz. Ama benim söylediğim bu değil. Ben yaşanan ve ya duyulan her durumun her olayın asla aynı şekilde tekrar etmesinin mümkün olmadığını söylüyorum, sonuçları aynı olsa bile!!

Önyargılarla değil , akil bir sezgi ve vicdanlı bir adalet duygusuyla sadece zekanıza ya da sadece kalbinizde ki sese güvenerek değil güvenirliliğin her ihtimale açık bir görüşle ama şaşmaz, kazıkla çakmışsınız gibi sağlam bir adalet bilinciyle olabileceğine inananlardanım.

Şimdi gelelim tüm bunları akşamın bu saatinde neden satırlara döktüğüme!?

Malumunuz yada değil bu ara pek çok vaktimi kitaplarıma ayırıyorum. Her okuduğum kitabında bende bir fırtına yarattığıda doğrudur. Kabul bazen fazladan heycanlanıyorum. Ama asıl olan kitabın bende yarattığı etki değil midir? Ya da sende? Yazarın yazdığı okuyanın anlamlandırdığı kadar sonuçta. Ötesi berisi yok. Ama bir de üslubunun güzelliği, hikayenin çekiciliği , kahramanların ters köşe halleri falan derken ne keyifli bir tecrübeye dönüşüyor o sayfalar anlatamam. İşte tam öyle bir kitabı daha yeni bitirdim. Yazar bütün kitabı bir sinema filmini kare kare satırlara dökmüş resmen . Kelimeler resim yapmış adeta. Her detayı öyle ayrıntılı vermiş ki gözünüzde şekillenmemesi imkansız. Aslında size bir resim yazmış , renklerini bildiğiniz duyguları , olayları , hayatı sizin fırça maharetinize bırakmış.

En sevdiğim satırlardan biri;

“Kya her kelimeyi duyuyordu. Ölecek olmak onu rahatsız etmiyordu; Kya’yı gölge hayatını bitirme tehditleriyle korkutamazlardı. Ancak bir başkasının eliyle öldürülme süreci, başkası tarafından planlanıp programlanması, o kadar akla hayale sığmaz bir düşünceydi ki Kya’nın nefesi kesiliyordu…” ( Kya’nın Şarkı Söylediği Yer- Delia Owens- Sayfa328)

Hep görüşmek üzere… Şimdilik HoşçaKalın…


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s