BİLDİRMEK, BİLMEKTEN CESUR BİR EYLEMDİR.

Ne güzel bir kitabın yine sonuna geldim.Kahramanlardan ayrıldığıma sonra onlara neler olduğuna dair aklımda bin bir soruyla aklım meşgulken bir şeyleri tamamlamış olmanın da rahatlatan huzurunu hissediyorum.

Yüreğimi burkan ama bana yazılan satırlarda ve kelimelere dökülmemiş satır aralarında çok şey öğreten bir macera oldu bu kitap. Su gibi yatağında akan , her cümle bir biri ardına yüreğime ve aklıma dokunan açık ve çok zarif bir anlatımla bana ne çok şeyin cevabını vermiş olduğunu tahmin etmiş miydi yazar acaba? Ya da etmişti aslında çünkü yazar bir psikiyatrist 🙂 Dr .Gülseren Budayıcıoğlu. Hastalarından yola çıkarak onların gerçek hayatlarını ve sorunlarını satırlara dökerken onlara yardımcı olmaya çalışırken izlediği yolları da çok içten bir dille bizimle paylamış. Her sayfayı çevirdiğimde aslında bir sürü tanıdık akılla ve bazende kendimle karşılaştığım da bir gerçek. Hiç önemsemediğimiz detaylardan aklımızın bizlere nasıl oyunlar oynadığını ve nelere zemin hazırladığını bir çoğumuz farketmeden geçiştiriyoruz. Ama kitabı okurken olabilecekleri , aslında ne demek istediklerini ya da istediğimizi yüreğimize ve aklımıza sessizce fısıldıyor. Onunla birlikte o klinikte o seansta sanki yanlarında oturup olanı biteni izlemek gibi bir his.

Her şeyin hep kendi başına gelmişçesine ümitsiz ve yalnız kaldığını düşünen insan, pek çok anda dünyanın bir çok yerinde bambaşka koşullarda bambaşka dillerde ve bambaşka genlerle yine aynı sıkıntılara mücadele ediliyor olmasını bilmesi ne büyük ferahlıktır bilince anlıyor. Belki de diyorum şimdilerde şu etrafta dedikodu ile ilgili insanları rahatlatan, akıl ve ruh sağlığına çok faydası var diye bas bas bağıran bilmem kim bilim insanları, yeni çağ filozofları, yazarları , düşünürleri aslında sosyal medya çılgınlığımızı bir kaç uygulamaya her tıkladığımızda cüzdanları dolan yeni düzen dijital zenginlerine para kazandırmayı hatta daha çok daha çok para kazandırmayı amaçlamaları ve bunu bizi önce yalnız, değersiz ve başarısız hissettirdikten sonra stolklayarak , başka hayatları ulaşılabilir kılarak ama o hayatlara dokunmadan, yanından bile geçmeden bizi bir araya getirerek acımasızca eleştirerek ya da gereksizce özendirerek yapıyorlar.

Sorunun temeli belli de bizim seçtiğimiz yol asıl mesele. İnsanlığın doğuşu ile başlayan iletişim istediği, anlaşılma isteği ve paylaşma isteği milyarlarca yıllık bu dünyanın ilk ve temel içgüdüsü. Zaten her dönem bunu sorun eden ya da bunu çözmüş olan bir dolu insanlar çıkmış tarih boyunca. Herkes kendi dönemine kendi dünya düzenlerinin içinde çözmüş durumu ama yetmemiş her çağ her çözüme yeni bir sorun eklemiş ve düşünmek en önemli eylem gibi yansıtılsa da insanoğluna bildiklerini , farkettiklerini ve çözümlerini ya da sorularını paylaşmak , bunu başkalarına ulaştırmak amacı daha önemli bir eylem olduğunu anlamakta hiç geç kalmamış.

Kitapta Freud’dan Hittler’e, Nazım Hikmet’ten Cemal Süreyya’ya , Sokrates’den 18.yüzyıl İspanya’sına , Stefan Zweig’dan Fransız devrimine , Prenses Süreyya’dan Eva Peron’a kadar daha bir çok hayat ve olayı da bir masal gibi ama uyanık bir akılla farklı bir yorumla okuyorsunuz.

Çok severek okuduğum bir kaç satır da;

” Korkan adamdan her zaman korkacaksın. Çünkü ne yapacağı belli değildir. Cezaevlerinde yatan insanların çoğu bu nedenle suç işler. Hatta içlerinde işledikleri suçlarla övünenleri bile vardır. Oysa bütün bunlarla aslında kendilerini, kendi ruhlarını teselli etmeye çalışır onlar. Tek amaçları vardır: Korkmadıklarını, cesur olduklarını kendilerine kanıtlayabilmek”(Hayata Dön- Sayfa 58)

ve tabi ki baştan sona Ala’nın hikayesi…

Hep görüşmek üzere… Şimdilik HoşçaKalın…


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s